Bak geldim kapına!!

Bir can geldik uzakça bir yoldan,elimizde bir torba dolusu özlemle.Ağarmış mıdır yüzümüz yoksa kararmış mıdır? Sırtımızda koca bir yük yüreğimizde binlerce ayaz.Gurbete giderken vuslat yaşayan,yaşanmaktan sıhhat ve muhabbet bulan kaç göz kaç kulak kaç dil var ki.Bu hayat mı bizi götürecek bir yerlere yoksa biz mi gideceğiz bir yerlere.
Dilimizde bir garipçe söz var hayaller üstüne, can üstüne canan üstüne.Gülmeyecek olan yüzlerimiz var birazda ayrılık ardından bakan gökyüzüne.Ama bianda cennet olacak kalbimiz var şu yaşam yolunda. Güzellik aramazdı gözlerim,güzel nedir bilmezdi gönlüm.Saflığa temizliğe hayata O’ndan bakan hayatta bana, O’ndan hayaller sunan bir küçük ama bi o kadar dünyalar büyüğü bir kalp aradı ruhum.
Kurudu gözyaşlarım ağlama nöbetlerinde duaların ardından.Sen ağlama edaları gelmedi bir türlü,çünkü dert vardı dost yoktu kim silerdi ki göz yaşlarımı.Dayanamazdım bu acıya, çıkar yolu yoktu bu yalnızlığın tenhasında kurulmuş pazarlarda aşk satmaya kalkmanın.Nasıl ağlıyordum ah bir görseydin beni,nasıl yanıyordum bir bilsen beni.Kaç gece saydım yıldızları,uyumadım geceleri…Zatürye nöbetleri geçirdi gönlüm soğuk buz kesmiş yalnızlıkta…
Bak geldim kapına,benim saçlarımda kırağılar,elimde senin saçına konmak üzere bir demet gül… hicranımı ah’larımı serdim önüne ezip at kahret diye.Dermansız dertlere düşmeye geldim kapına,çünkü aşka saki olmaktır evvelden ümidim, bir hüzün dolu gönlüm olsundu.Bakışlarımdaki hüzün ne aşktan nede acıdandı.Dertsizliğimden aşksızlığımdandı.Yol aradım yol çıktı karşıma,muhabbet üstüne aşk üstüne sevda üstüne…
Bak işte kapındayım sevgili,yolunda tüm her şeyim..
Biliyorum bu sevda bir kuşun kanadında kalacak,ama diyar diyar dolaşacak
Biliyorum bu aşk yollara düşecek,yolcuların azığı olup can verecek
Biliyorum bu ateş denize düşecek,denizlerde yangınlar çıkartacak
Belkide bir yağmur tanesini indiren melek yağmura üfleyecek bu aşkı,her toprağa düşüşte yeniden doğuş başlayacak..
Belki Bir şiir gibi durmadan ağlayıp ağlatacak,şu gülün bitmeyen güzelliğinde sonsuza dek…
Çünkü sen gülsün bende güle meftun bir bülbül..

"Gözlerimden girdin ıssız gönlüme
dermanım sen oldun garip ömrüme
sen hem baharımda sen hem hazanımda
sen her günahımda sen her sevabımda
yarimsin,sevdiğimsin,en ölümcüm endişemsin
hayata penceremsin,yarimsin,sen benimsin
bahara erdimde,sana eremedim
bir fısıltıydı aşk ahh söyleyemedim
çoğaldıkça çoğaldın taa içimden
yüzünü gözümden izleyemedim
yarimsin,sevdiğimsin,en ölümcüm endişemsin
hayata penceremsin,yarimsin,sen benimsin" **
 
**aykut kuşkaya'nın parçasından....

meftun

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kalbim mecruh [Fesbilyan(2)]


Bir ihanetin koynunda, Sezarsı bir bakış uzanıyor gözlerimden şairimsi yaşamıma.

Senin için kulaklarını,gözlerini gönlünü yaratanın(1) unutuluşuna mı yazıyorum?Fesbilyan yine düştü hecelerin yıldırım gibi aklıma.

Vurulmuş,yıkılmış bir savaş yurdunun kalıntıları adeta kalp.Çok hasta bu kalp fesbilyan ölümsüzlüğe ölümle bakarcasına ağıt yakar oldu şu yorgun gönül.Geceyi tutamayan, verilen gönle ihanet eden zalim bir mülteciyim gönlümde.Korkuyla umut arasında bocalayan ruhum,hasta kalbime bir şifa el bekler fesbilyan.

İnşirah eylese kalbim, yıkansa nurdan kaplarda, ışık süzmeli sularda.Sen ve senden sonrası var ile yokluk arası gibi fesbilyan.Olmayan kalbim varlığını bilmek,yada bilinen varlığın hastalığına şahit olmak.Varlığım seninle tecelli ediyor yeniden üfleniyor ruhum cismime evvelde olduğu gibi.Sana geliyorum fesbilyan şifa için hasta kalbe deva için..

Sarıl bana fesbilyan inşirah eyle! İnşirah eyle! İnşirah! İnşirah!

Rabbimden bir öğüt,gönlümdekilere bir şifa geldi(2) seninle fesbilyan.Ruhuma bir şifa, kalbime bir nur yağdı fesbilyan.İnşirah eyledi göğsüm!Yokluk yolunda sana bir can geldi fesbilyan.Yer sarsıldı ahımdan gün soldu hicranımdan kimse bilmedi kimse duymadı.Bir rüya görüyordum sözler ülkesinde,sana söylenen her kelimeyi en güzel sözlerin olduğu bir yer burası.Ordan oraya koşturan bir hacer olmuşum fesbilyan’ına cümle arayan.Sıska vucüdum çöpten bedeninle sana aşk taşıyan sevgi kölesi oldum.

Sana anlatacaklarım vardı fesbilyan.Bir çocuk kalbi kadar saf ve temizken şu ruhum.Şimdi sana haykırıyorum tüm sözlerimi..Kızma bana fesbilyan senden başka kime gideyim senden başka kime anlatayım bağımlı kılan bu derdimi.Her söylediğim sözün ardından nedensiz yere dilim tutulur kalem ellerimde.

Susuşum bir dilsiz nidasında,ellerimde mecalsiz gülümseme.Bu kalem tek sana yazar , tek seni bilir,sana yakınır tüm yanmış kelimeleri fesbilyan.

Kalemden akan siyah kan, karartır beyaz sayfaları hayatımı kararttığım gibi.

Karanlığa kararlılığa ağlar eğer ağlarsa bu kalem.Karanlığı ban bırak kararlılığı sen al ve bana sana kararlı kıl.Akan kanlar kirletmişse ortalığı ve;

Olurda üzülürsen bir silgi alıp siliver siyah kanları yüzünden fesbilyan!!

Sildiğin yere de aşkı yaz!

Altına da adını yaz!

Kendini ve aşkı birbirine eş yaz!

 

 

(1)Mu’minun-78

(2)Yunus-57

Aşk-ı Hakîr(meftûn)




 

Yorum (1) Yorum yaz!

sana doğuyorum Fesbilyan(1)


 Gececin kalbinde,bilinmez bir yerdeyim.Ceplerimde aşk kırıntıları kalmış satamamışım kimseye.Yıllardır,yollardır beni böyle yapan ve aşkı ellerimde bayatlamaya bırakan.Bir hüzün okyanusu şu sözlerim.
Bunca zamandır başka yönü kıble bilmiş şu kalem.Kimsesizliğin içinde,duaların ümidinde ümit kesmiş, soğuk bir köşeye çekilmiş,vurulmuş,itilmiş,hakir görülmüş bir haldeyim.

Ellerim duaya kalkmayacak kadar aciz ve isyankar.Alnım secde etmeyecek kadar isyan ediyor şeytandan öte..

Kime bu sitem ve isyan? Niye..?

Biliyorum bu tam bir delilik! Küfre bir ateş yakmak mı yoksa!?

Bir tutamlık bir tutuş istiyorum beklide.Ya da sadece bir söz aslında küçücük bir işaret.İman perdem yırtılıyor sanki,” ALLAH HADDİ AŞANLARI SEVMEZ!”(1) sözü ellerimde bana sitemkar bir bakışla beni kahrediyor.Haddi aşmak istemiyorum ben!Bir işaret istiyorum, göklerden,yerden,sağda,soldan tüm alemden…nasıl olursa olsun bir işaret..!!

Yoksa! Yoksa bıraktı mı beni..!?

Bu sözlerime bu düşüncelerime darıldı mı?

Aklım bir çıkmaza düştü,kalbime kelepçe vurulmuş,ruhum bu bedenden kaçmak için fırsat kolluyor.Gözlerden yaş yerine kan damlıyor kalemin kalbine.

Yalnızım şimdi, yalnızlıktan daha yalnız,acizden daha hakirim, haddi aşanlardan oldum!!

Bir ses geliyor dört bir yandan aklımı yitiriyorum galiba..Sanki etrafımda dönen bir şey var ve bir şeyler fısıldıyor!!!

Fes,fes,fes…Bil,bil,bil…Yan,yan,yan…Bu ne demek.?Aklıma düştü ilk hece,sonraki kalbime,en sonuncusu ruhuma!

Fesbilyan bu sensin,döndün!! döndün işte bırakmadın beni!

“Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı”(2) Sen O musun yoksa O’nun hediyesi mi bana?

….


Ah fesbilyan! Deruni bir doğuşla doğuyorum senden,gök kubbeden yıldızların arasından, bir garibin gönlünden,bir hindu’nun serkeş aklından,doğudan batıdan her yerden …düştün aklıma kalbime ruhuma ve sadece kendime…

Sana doğuyorum fesbilyan,Sevda şarkılarının ritimleri hep sana…

Kalemim artık kıblesi seni bildi hep sana yazar fesbilyan!

Yitik sevdalarıma yazar!

Elimde kalmış aşk kırıntılarına yazar!

Aşka yazar!

Sevdaya yazar!

Durmadan yazar!

Hep sana yazar fesbilyan!!!

 

(1)bakara-190

(2)Duhâ -3


Aşk-ı Hakîr(meftûn)

Yorum (3) Yorum yaz!

fesleğenlerden bildim yangını



Fesleğenlerden kan damlıyor zindanlara

Kaç zamandır böyle halim var sevdalarda

Kuşlar ölmek ister, kanayan sularda

Ölümün arsız koynunda, beyhude ruhlarla

 

Esaret cübbesinde saklanmış güzelliğin

Baharın yalnızlığında sana bakmak ister

Nisanın karanlığında,yağmurun damlasında

Hıçkırıklar biriktiren gökyüzünden kaldırımlara

 

Sanki hiç büyümemiş gibidir ellerin

Hep küçük bir tutam gül tutar parmakların

Her gülde bir kan damlatır bu zulme

Saat kaça geliyor,yine başladı kan revan

 

Bilmez misin, ben zulmün aşığıyım

Sana söylenmiş bir türkünün nakaratıyım

Ucu açık kalemin ağzındaki mürekkebim

Bakma bana öyle,başımı yere eğmekten gök usandı

 

İçerlerden seyret ayazlı sevdamı

Kapat kapılarını,bakma kapı aralığından

Eşiğine düşmüş bir kuru yaprağım ben,

Süpürülüp atılmaya yemin etmiş sonbaharım

 

Leyla’nın kapısında bekleyen köpeğin gözleriyim

Seni gören her gözde bir uçurumum ben

Yitirilmiş  sevgilinin hülyasında kalmışım ben

Gözü yaşlı bir çocuğun,göz yaşındaki hüznüm ben

 

Yanan bir mumun ateşindeki pervanelerde

Ellerindeki aşk torbalarındaki güller

Vaktin ipliği saran kara basanlar

Allah’ın bıraktığı bir gönlün aşkı bu

 

Ah, sevgili! Ölüm korkusunda dillerim

Bir parça zaman çalsam ceplerime ölümden

Yine de biter mi kana kanmış güllere sözler

Bülbülün narasından yağar bu kan yağmurları

 

Nesin sen sevgili! Bir nur mu yoksa nar mı?

Kana susadı güller, fesleğenlerden akacak yaşlar

Zindan karanlığında boğulan aşıkların üstüne

Gözlerindeki aşkın adına, tüm ölüm günahları sevgili.

 

meftûn

Yorum (7) Yorum yaz!

Virgül Koydum Bu Ayrılığa,


Sesim gitmiyor,elim tutmuyor tüm bu karanlık günüme…

Sanki bir sayfalara geleceği yazan birinin umutlarını o sayfalarda kaybetmesiydi tüm yaşantım.
Ellerimde sensizliğin bıraktığı büyük bir boşluk ve sessizlik dolu yalnızlığım..
Kulaklarıma senden kalan sana gitmek isteyen nağmeler geliyor hüzünlü ve buruk.
Ah!şu erkekliğim yok mu(!) durmadan ardına sığındığım yıkılmaz cesaretim, her şeyi bilen ve her şey gücü yeten..
Bak iyi bak gözlerime senden tirtir titreyen senden korkan sana ses getirmeye cesareti olmayan biri var…

Neydi bu vazgeçilmezliğin son hecesi?
Dilime takıldı şimdilerde vazgeçmekten bile vazgeçtiğim anımda senden vazgeçemedim bir elim sana gelmek ister diğeri ise geride sımsıkı tutmuş bilmediğim bir şeyleri bırakmaz.
Ben gelemedim bu yürekle içimde kalan tüm bu bitmemiş aşk dolu dünyamla ne olur bari sen gel!!
Bırakma beni yada bırak şu aciz ve bilinmez yalnızlığıma ve karanlık dolu ses(sen)sizliğe.

Bir yazıydın hayatımda her gün bir parça bir şeyler daha karaladığım
.Ve şimdi virgül koydum bu ayrılığa ve kaldığı yerden devam edecek.
Kalemimin ardındaki silgiyle silip ayrılığı yerine vuslatı yazacağım ve kimsenin bilmediği ve gizlediğim satırların arasına döktüğüm yaşları sileceğim.

Firak acısı dinecek bu anlamsız ayrılıkta.

Biliyorum,bir gün geleceğim sana bitireceğim tüm bu hüzünleri.
Bir derviş misali maşukuna kavuşması gibi varacağım dizine.Ama ne olur ayrılık deme bana.,
 S
ebeplerin olmadığı sebepsiz yaşamda sebebim ol ey yâr.
Sebebim ol tüm dünya çıkmazında geçen hayallerime ve sebebim ol karanlıkta kalmış
Vuslat rüyasına bir mum alevi ol!

Elimi uzatmak istesem sana tutanlar var ardımdan, ne olur gelemedim sana sen gel, bitir bu ayrılık şarkılarını…
Kıl artık Vuslata şayan;
Çünkü kalmadı dizimde derman…



meftûn

Yorum (4) Yorum yaz!